24.7.2008 ·
VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ : http://video.yahoo.com/watch/3155328/8949182 
Bir günde yüzlerce kişi eylem çadırını ziyaret ederek Tek gıda iş genel başkanı Mustafa Türel’e destek verdi.
Tek gıda iş sendikası üyelerine yönelik baskıları protesto etmek amacıyla Çaykur genel müdürlüğünün karşısında çadır kuran “sendikal haklar, özgürlük ve demokrasi nöbeti” için dün oturma eylemine başlayan Türk iş genel sekreteri ve Tek gıda iş sendikası genel başkanı Mustafa Türkel eylemin birinci gününde yüzlerce ziyaretçi akınına uğradı.
Mustafa Türkel’i ilk gün çok sayıda siyasi parti il başkanı, sivil toplum örgütü il temsilcileri, tek gıdaya üye işçiler ve vatandaşlar ziyaret ederek eyleme destek verdi.
24.7.2008 ·
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ http://video.yahoo.com/watch/3155311/8949133
Tek gıda iş sendikasına üye işçi Ahmet Emin Beyaz adlı vatandaş kendisinin haberi olmadan sendikasından istifa ettirilip Öz-Gıda İş Sendikasına üye yapıldı.
Noterde kendi adına mesai saati dışarısında işlem yapılması kameralara yakalanırken Olayı arkadaşlarından öğrenen Beyaz durumu öğrenince şok olduğunu açıkladı. Bu sahtekarlıktır diyen Beyaz “Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundum” diye konuştu.
Avukat Mehmet Küçükmustafa'da yaşanan olayla ilgili olarak yaptığı açıklamada evrakta sahteciliğin önemli bir suç olduğunu söyledi. Olayın bir diğer boyutu da noterde mesai saatleri dışarısında işlem yapılmasıydı. Av. Küçükmustafa bu konuda da “Bu yapılan işlem açıkca suç teşkil etmektedir.” Dedi.
Konuyla ilgili olarak Tek Gıda İş Sendikası genel merkez genel teşkilatlandırma sekreteri Recep Ali Çelik yaptığı açıkalmada “Sahte imzalarla üyelerimizi istifa ettirmeleri bir suçken bütün bunlar yetmezmiş gibi gizli pazarlık içerisinde oldukları bir noterle mesai saati bitmiş olmasına rağmen baskı ve tehdit ettikleri işçileri notere getirerek zorla istifa ettirmektedirler.” dedi.
24.7.2008 ·
Çaykur Genel Müdürü Tuncer Ergüven Çaykur'un özelleştirme kapsamında yapılan uygulamalara değindi.
Demokrat Parti Rize İl Başkanı ve eski Çaykur Genel Müdürü Tuncer Ergüven Çaykur'un özelleştirme kapsamında yapılan uygulamalara değindi.
Türkiye'de bir çok kurumun özelleştirildiğine vurgu yapan Ergüven sıranın Çaykur’a geldiğini bu günlerde verilen uğraşların bu yönde olduğunu söyledi. Ergüven ayrıca, "Özelleştirme kapsamında Çaykur işçileri ve çay müstahsilleri de sindirilmeye çalışılmaktadır" dedi.
Açıklamasının devamında Çaykur Genel Müdürlüğü'nün de bu özelleştirme planı çerçevesinde kimi işlere kalkıştığını ifade eden Ergüven, Rize'de çay üzerinden bir kaos yaratılmaya çalışıldığını aktardı. Demokrat Parti Rize lideri Ergüven, tekelde oynanan senaryonun aynısının Çaykur'da da sergileneceğini belirtti.
Ergüven konuşmasının sonunda son günlerde yaşanan olaylar nedeniyle böyle bir açıklama yaptığını herhangi bir amacının olmadığını sadece herkesin yerini ve amacını bilerek hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
24.7.2008 ·
Çaykur’da 55 yıldan beri örgütlü bulunan Tek Gıda İş Sendikası üyelerini akıl almaz yöntem ve gerçek dışı vaatlerle istifa ettirtmeye çalıştığı ortaya çıktı.
Çaykur’da 55 yıldan beri örgütlü bulunan Tek Gıda İş Sendikası üyelerini akıl almaz yöntem ve gerçek dışı vaatlerle istifa ettirtmeye çalıştığı ortaya çıktı.
Tek Gıda İş Sendikası Genel Merkez yönetimi tarafından Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne çeşitli tarihlerde gönderilen resmi yazılarda, işçilerin çeşitli konularda hak kayıpları ile karşı karşıya kalmaması için çeşitli düzenlemeler yapılmasını istedi.
Tek Gıda İş Sendikası’nın istem ve talepleri doğrultusunda hareket eden Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri anlaşarak hayata geçirdiği bazı uygulamaları Öz Gıda İş Sendikası tarafından gerçek dışı bir şekilde kullanılarak yetkili olmamalarına rağmen yetkiliymiş gibi davranarak “Biz söyledik Çaykur yetkilileri yaptı” şeklinde gerçek dışı açıklamalarla yapılanları üslenmeye çalıştıkları ve işçilerin kafasını karıştırdıkları anlaşıldı.
Tek Gıda İş Sendikası Genel Sekreteri Mecit Amaç ve Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Akyürek Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne hitaben 12.03.2008 tarih 3453 sayılı resmi bir yazı yazarak 2008 yılı yaş çay kampanyasının erken başlayacağı göz önünde bulundurularak işçilerin erken iş başı yaptırılarak çalıştırılmalarının sağlanmasını istediği belirtildi.
Amaç ve Akyürek bununla kalmayarak, Çaykur’da çalışan ve sayıları 300 civarında bulunan üniversite ve yüksek okul mezunu mevsimlik işçilerin kadroya alınmaları ile ilgili Tarım ve Köyişleri Bakanlığı nezdinde 20.03.2008 tarih 3647 sayılı bir yazı ile başvurarak çalışanların mağdur edilmemesini istedi.
Tek Gıda İş Sendikası tarafından ilgili birimlere işçilerin daha fazla mesai yapmaları için çalışmalar yapmasına rağmen Öz Gıda İş Sendikası yöneticileri bu yönde çalışma yapan sendikanın kendilerinin olduğunu açıklaması Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce’yi rahatsız etti.
Öz Gıda İş Sendikası Genel Sekreteri Mehmet Şahin bir süre önce yaptığı açıklamada “İşçileri 1 ay fazla çalıştıracağız”
ŞAHİN, Çaykur’da örgütlenme çalışması başlattıkları günden bu yana işçilerin meseleleri ile yakından ilgilendiklerini belirterek yaptıkları son girişimlerle sendikalarına üye işçilerin 1 ay daha fazla çalışacaklarını söyledi.
Mehmet Şahin, “Yetkili mercilerle yaptığımız görüşmeler ve girişimler sonucu 5620 sayılı yasa gereği Çaykur’da mevsimlik çalışan işçilerin 1 ay daha fazla çalışacak. Sendikamıza üye işçilere bunu müjdeliyoruz” dedi.
“Sayın Genel Müdür Yüce’nin Öz Gıda İş Sendikası ile ilgili yaptığı değerlendirmelerin hepsine katılıyoruz” Bu taşeronlar paketleme çay fabrikasında iki vardiya sistemine geçilmesi konusunda da yalan söylüyorlar. İşin gerçeği şudur: Biz Çaykur Genel Müdürü Yüce’ye hem resmi bir yazı ile hem de sözlü olarak Çay Paketleme Fabrikası’nda iki vardiya sistemine geçilmesini istedik. Genel Müdür Yüce’de bu isteğimizi yerinde bularak hayata geçirdik.
Şimdi bunu çıkıp üstlenmeye kalkıyorlar. Bu uygulamayı Öz Gıda değil, Tek Gıda İş Sendikası gerçekleştirmiştir. Utanmadan çıkıp yalanları ile işçi kardeşlerimizi kandırmaya çalışıyorlar. İşçilerimiz bütün bu olup biten yalanlara kanmayınca bu kez işçilerimiz sürgün tehditleri ile istifaya zorluyorlar.
Buradan bir kez daha tüm kamuoyuna sesleniyorum. Bizler bu taşeron yalancıların baskı ve tehditlerine asla boyun eğmeyeceğiz. Yapılan bütün baskıların ve haksızlıkların hesabını mutlaka soracağız” dedi.
24.7.2008 ·
ÇAY İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ ne bağlı işyerlerinde, TÜRK-İŞ’ e bağlı TEKGIDA-İŞ üyelerinin istifa ederek HAK-İŞ’ e bağlı Özgıda –İŞ Sendikası’na üye olmaları için aylardır tehdit, sindirme ve yıldırma yöntemleri ve şiddetli baskılar insani boyutları aşan bir hal almıştır.
Cumhuriyet Savcılığı ve ilgili yasal kuruluşlara da intikal ettirilen bu gayrı yasal uygulamalar hem AKP yerel yöneticileri hem de ÇAYKUR üst düzey yöneticileri tarafından yapılmaktadır.
Aylardır bu baskılarla mücadele eden ÇAYKUR işçileri ve TEKGIDA-İŞ Sendikası, her platformda girişimlerini sürdürmüş, söz konusu tehditleri yapan ÇAYKUR yetkililerini, milletvekillerini ve Özgıda-İş’i uyarmış, Başbakan’a açık mektup yazmıştır. Ancak bütün bu girişimlerden sonuç alınamamış ve TEKGIDA-İŞ Genel Başkanı – TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Mustafa Türkel bu yasadışı ve antidemokratik baskılar ile sendikal hak ve özgürlüklere yapılan saldırıları protesto etmek amacıyla 22 Temmuz 2008 Salı günü, ÇAYKUR Genel Müdürlüğü karşısında tek başına oturma eylemi başlatmıştır. Sendikal Haklar, Özgürlük ve Demokrasi Nöbeti” söz konusu baskıların son bulmasına kadar devam edecektir.
Bu bağlamda AB KOMİSYONU BAŞKANI Jose Manuel Barosso, AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olie Rehn, AB Türkiye Karma Parlamento Komitesi Eş Başkanı Joost Lagendijk, AB Parlamentosu Yeşiller Grubu Milletvekili Cem Özdemir, AB Parlamentosu Sosyalist Grup Milletvekili Emine Bozkurt, AB İstihdam Sosyal İşler ve Eşit Fırsatlardan Sorumlu Komiseri Vladimir Spidla, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO, Dünya Sendikaları Konfederasyonu ITUC ve Avrupa Sendikaları Konfederasyonu ETUC’a mektup gönderilerek destekleri istenmiştir.
Basınımıza ve kamuoyuna duyurulur.
MEKTUP METNİ:
TEKGIDA-İŞ Sendikası yurt içinde TÜRK-İŞ Konfederasyonu yurt dışında da IUF’e üye bulunan Türkiye gıda sektörünün en büyük işçi sendikasıdır.
55 yılı aşkın tarihi boyunca, sendikal hak ve özgürlüklerin uluslar arası normlar ölçeğinde uygulanmasının mücadelesini vermiş ve hiçbir siyasal parti ya da otoritenin güdümü ve kontrolü altında hareket etmemiştir.
Esasen sendikal hak ve özgürlüklerin yerleşmesi ve korunması da sendikaların Hükümet veya idari yönetim vesayetinin dışında kalması ve bağımsızlıklarının titizliklikle korunması şartına bağlıdır.
Türkiye’deki iktidar partisi olan AKP, özellikle kamu işyerlerinde çalışan işçileri, siyaseten ve ideolojik olarak kendilerine yakın bulunan işçi sendikalarına üye olmaları için büyük bir baskı altında tutmaktadır.
Orman işletmelerinde çalışan işçiler, belediyelerde çalışan işçiler iktidar partisi tarafından atanan işletme yöneticilerinin tehdit ve baskıları ile sendikalarından istifaya zorlanmışlar, istifa etmek istemeyenler ise iş şartları ağırlaştırılarak ya da ülkenin başka bölgelerindeki yerlere zorla gönderilerek cezalandırılmışlardır.
Son dokuz aydır benzeri uygulamalar Sendikamızın 55 yıldır örgütlü bulunduğu bir kamu işletmesi olan ÇAYKUR’da yaşanmaktadır. Özellikle iktidar partisinin milletvekilleri, yerel yöneticileri ve iktidar partisi tarafından atanan Kurum Genel Müdürü, üyelerimize sendikalarından istifa ederek, Hükümete yakınlığı ile bilinen HAK-İŞ Konfederasyonu’na bağlı Özgıda-iş’e üye olmaları için baskı uygulamaktadırlar. Üyelerimizin cep telefonlarına mesajlar gönderilmekte, istifa etmemeleri halinde işten çıkarılacakları, görev yerlerinin değiştirileceği, iş şartlarının ağırlaştırılacağı gibi tehditler yapılmaktadır.
İşçilerin sendikaya üye olma veya olmama özgürlüğüne doğrudan engel olma niteliği taşıyan bu uygulamalar, hem Anayasamıza, hem uluslar arası sözleşmelere hem de demokratik normlara aykırı bulunmaktadır.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelere aykırı bulunan bu ihlallerin iktidar partisinin milletvekili ve yöneticileri tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle, sendikal özgürlüklerin kısıtlanması anlamına gelen bu tutumunu değiştirmesi için iktidar partisinin uyarılmasını ve sendikamıza destek verilmesini rica ederiz.
24.7.2008 ·
‘Demokrasi Nöbeti’ndeki Tek Gıda-İş Genel Başkanı Türkel’e Siyasi Parti ve STÖ’lerden Destek
www.gazetevice.net
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü önünde ‘Demokrasi Nöbeti’ tutmaya başlayan Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Sekreteri ve Mustafa Türkel’e siyasi partilerden ve sivil toplum örgütlerinden destek gelmeye başladı. Ülke genelindeki sendikal örgütlenmelere karşı iktidarın uyguladığı baskı ve tehditlerin emek mücadelesini engelleyemeyeceğini kaydeden Türkel, önceki gün başlattığı tek kişilik eylemini yurt geneline yayacaklarını söyledi.
Çaykur’da 55 yıldır örgütlü bulunan Tek Gıda-İş Sendikası üyelerine yönelik 8 aydan beri yapılan baskı ve tehditleri protesto ederek, önceki gün Çaykur önünde ‘Demokrasi Nöbeti’ tutmaya başlayan Genel Başkan Türkel, yaklaşık 8 ay önce örgütlenme çalışması başlatan Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş Sendikası’nın etik olmayan bir çalışma içerisine girdiğini, kurum yöneticileri ve iktidar partisi AKP’nin baskı, yıldırma ve tehditlerle işçileri üye oldukları Tek Gıda-İş Sendikasından istifa ettirerek karşı sendikaya üye olmaya zorladıklarını belirtti. Türkel, “Bu sadece sendikal bir mücadele değil, topyekun emeğe saldırı programıdır.”dedi.
Türkel’in eylemine, sendika genel merkez yöneticileri ve Rize Bölge Şube yöneticileri ile Tek Gıda-İş Sendikasına üye işçilerin yanı sıra ADD Rize Şube Başkanı Osman Özçelik ve yönetim kurulu üyeleri, CHP Rize İl Başkanı Mehmet Aslankaya ve Merkez İlçe Başkanı Kadir Öztürk ve yönetim kurulu üyeleri, DP İl Başkanı ve Çaykur eski Genel Müdürü Tuncer Ergüven, İP İl Başkanı Metin Sina Kan, Belediye-İş Trabzon Şube Başkanı İrfan Kurbay ile Rize Temsilcisi Yaşar Kaspar ve yönetim kurulu üyeleri, Salder ve Temder yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda çay üreticisi ve yurttaş da destek verdi.
Destek ziyaretleri sırasında konuşan ve bütün uyarılarına karşın Çaykur’daki baskı ve yıldırma politikalarının sürdürüldüğünü, yasadışı ve anti demokratik uygulamalarla Anayasa suçu işlendiğini anlatan Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, “Sendikal Haklar, Özgürlük ve Demokrasi Nöbeti” eylemini bu uygulamaları protesto etmek amacıyla başlattığını kaydetti.
Çaykur Genel Müdürlüğü önünde kurulan çadırda ziyaretçileri karşılayan Türkel, “Tek Gıda-İş Sendikası olarak 55 yıldır burada varız. 56 yıldır Çaykur’la bütünleşmişiz. Çay’a Çaykur’a sahip çıkma anlamında etle tırnak olmuşuz. Çaykur’un özelleştirilmesine karşı yıllardır Çaykur’la, çay üreticisi ile ve yöre halkı ile bütünleşmiş; onlarla birlikte çileler çekerek, badireler atlatarak bugünlere gelmişiz. ‘Çaykur’dan elinizi ayağınızı çekin’ diye aylardır kamuoyunun önünde siyasetçilere ve Çaykur Genel Müdürüne çağrı yaptık. Ancak üzülerek söylemek istiyorum ki, Genel Müdür kör olmuş. Gözleri görmüyor, Genel Müdür sağır olmuş söylenenleri duymuyor. Genel Müdür adeta birilerinin ipoteği altına girmiş Çaykur’un Genel Müdürü olmanın ötesinde Öz Gıda-İş Sendikasının taşeronluğunu üstlenerek, adeta fabrika müdürlerini tek tek arayarak işçileri ‘derhal sendikadan istifa ettireceksiniz’ diye Hak-İş’in ve Öz Gıda-İş Sendikasının tetikçiliğine soyunmuştur.”dedi.
Söz konusu uygulamalarla tam bir faşizan anlayış içerisinde kendilerinin uygulamalarına ses çıkarmayacak, sözde sendikal örgütler oluşturup, çalışanı ve emekçiyi sindirmeye politikaları güdüldüğünü anlatan Türkel, “Dönem dönem yandaş olarak gördükleri bu sendikayı ön plana çıkararak, emeğin önüne geçmeye çalışıyorlar. Yaklaşık 40 yıldır var olduğunu söyleyen bu konfederasyon toplum ve emek kesimi tarafından kabul ve ilgi görmemiştir. Bu tür siyasi desteklerle, güdük politikalar izleyerek kendilerine yer edinmeye çalışıyorlar. Ama bunu başaramayacaklar. Çaykur emekçileri ve çaya ömrünü bağlamış değerli çay üreticileri ve yöre halkı buna izin vermeyecek.”şeklinde konuştu.
Türkel: “Çaykur’ yöneticileri Çaykur’un geleneklerini zorlamasın. Zorlarlarsa Çaykur’ a ihanet etmiş olurlar. Giderken arkaya kötülük tohumları ekmeyin. Aynı fabrikada kardeş kardeşiyle kavga eder hale, buğuz eder hale geldi. Bu davranışınızdan vazgeçin. Biz sendikalar olarak siyasilerin kapıkulu askeri olamayız. Bizi kapıkulu yapmaya kalkanlar yanlış adresle uğraşıyorlar. Çünkü bu siyasi partinin başına antidemokratik bir iş geldiğinde onlara biz sahip çıkacağız. Türkiye’de demokrasi dışı her olaya karşı koyan Türk-İş olarak biziz. Orman işçilerinin hali ortada. Bizleri bu hale sokan zihniyet şimdi Çaykur’a gözünü dikmiş durumda. Çaykur işçisi bu ahlaksız oyuna gelmeyecektir.” dedi.
Çaykur önünde 9 gün sabah saat 08.00 ile gece 24.00’a kadar nöbet tutacağını anlatan Türkel, “Bu günden itibaren tüm dünya, Avrupa federasyonları ve Dünya konfederasyonlarına mektuplar gidecek. Bütün dünya burada yaşanan zulmü, burada yaşanan demokrasi dışı davranışı ve işçiler üzerine kurulan siyasi baskıları izlemeye devam edecek. Önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği Parlamentosundan gelenler olacak. Ziyarete gelip burada yaşananları dünyaya aktaracaklar” diyerek; eylemi ile Çaykur yetkilileri ve hükümeti başta uluslararası işçi kuruluşları olmak üzere Avrupa Parlamentosuna şikayet edeceklerini de kaydetti.
24.7.2008 ·
Çaykur Genel Müdürlüğü önünde oturma eylemine başlayan Mustafa Türkel, Çay Tv aracılığıyla tüm dünyaya canlı yayınlanan basın toplantısında önemli açıklamalar yaptı.
Türkel, Çaykur işçilerine hükümet güdümünde bir sendikaya geçmeleri konusunda aylardır yoğun bir şekilde baskı yapıldığını dile getirerek başladığı konuşmasında, ´´İnsanların demokratik ve yasal haklarını ellerinden alarak, onları canlarının istediği şekilde kendine uşak gibi kullanmasına izin vermeyeceğiz.´´ dedi.
´´ÇAYKUR´U BİTİRME OPERASYONU´´
Tekgıda İş Sendikası´nın 56 yıldır Çaykur ile bütünleştiğini ve Çaykur özelleştirilmesin diye çaba sarfettiklerini belirten Türkel, siyasilere ve Çaykur Genel Müdürüne bu işten ellerini çekmeleri konusunda aylardır çağrıda bulunduklarını ama Çaykur Genel Müdürünün gözlerinin kör, kulaklarının sağır olduğunu, adeta birilerinin ipoteği altına girmiş, Çaykur´un Genel Müdürü olmasının ötesinde Öz Gıda İş sendikasının taşeronu rolünü üstlenerek, fabrika müdürlerini tek tek arayıp ´´İşçileri derhal sendikadan istifa ettireceksiniz.´´ diye Hak İş ve Öz Gıda İş Sendikası´nın tetikçiliğine soyunmuştur dedi.
Çaykur Genel Müdürünün Çaykur´a 4-5 yıldır kötülük yaptığını belirten Mustafa Türkel, Çaykur Genel Müdürürün asıl amacının Çaykur´u bitirmek olduğunu, O sendika geldiğinde Çaykur´a istediğini yapma operasyonunu hayata geçireceğini sözlerine ekledi.
´´BİZE VERDİĞİN SÖZE SAHİP ÇIK´´
AKP Hükümetine de eleştiride bulunan Türkel, Türkiye´nin AKP hükümeti iş başına geldiğinden bu yana Türkiye´de kendileri için demokrasi isterken, başkalarının demokratik haklarını ortadan kaldırmak için nasıl bir zulüm içerisine girdiklerinin en önemli göstergelerinden birini Rize´de, Çaykur´da gördüklerini ifade etti. Asıl talimatın yukardan geldiğini iddia eden Türkel, Başbakan Erdoğan´ı tenzih ederek, onun altında çalışan kişilerin bu işleri organize ettiklerini dile getirdi. Ulusal basın aracılığıyla Başbakan´a mektup gönderdiğini hatırlatan Türkel, ´´Bize verdiğin söze sahip çık, yada bu işin içinde bende varım diyecek kadar açık yürekli ol.´´ diyerek Başbakan´a çağrıda bulundu.
Mustafa Türkel, Çaykur´a ve Çaykurlu´ya sahip çıkmak adına, Çaykur işçilerinin üzerinde ki baskıları, Türkiye´de ki çalışanların üzerindeki baskıları protesto etmek ve o hakkı savunmak adına bu oturma eylemini başlattığını açıkladı. Eylemin günlerce süreceğini, Türkiye´ye dalga dalga yayılacağını ve hatta Avrupa Parlementosundan yetkililere gönderdikleri mektuplar aracılığıyla dünyanın da bu mücadeleyi takip edeceğini dile getiren Türkel, işçilere, ´´Bu demokratik tepkiye sahip çıkın, yüreğiniz yetiyorsa, biraz düzenden ve sistemden şikayetçiyseniz, hak ve özgürlükleriniz elinizden alınıyorsa bu çağrıya ses verin.´´ çağrısında bulundu.
Konuşmasının sonlarında, 55 yıldır Tek Gıda İş Sendikasıyla bütünleşmiş Çaykur işçisine son aylarda yapılan zulümün son bulmasını, çaya ve Çaykur´a sahip çıkma mücadelesinde yine el ele, kol kola olmayı umduğunu dile getiren Türkel, 8 ay boyunca baskılara direnen, Çaykur´a ve sendikasına sahip çıkan işçilere teşekkür etti.
24.7.2008 ·
ÇAY İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ ne bağlı işyerlerinde, TÜRK-İŞ’ e bağlı TEKGIDA-İŞ üyelerinin istifa ederek HAK-İŞ’ e bağlı Özgıda -İş Sendikası’na üye olmaları için aylardır tehdit, sindirme ve yıldırma yöntemleriyle şiddetli baskılar uygulanmaktadır.Cumhuriyet Savcılığı ve ilgili yasal kuruluşlara da intikal ettirilen bu gayrı yasal uygulamalar hem AKP yerel yöneticileri hem de ÇAYKUR üst düzey yöneticileri tarafından yapılmaktadır.
TEKGIDA-İŞ Genel Başkanı – TÜRK-İŞ Genel Sekreteri Mustafa Türkel bu yasadışı ve antidemokratik baskılar ile sendikal hak ve özgürlüklere yapılan saldırıları protesto etmek amacıyla 22 Temmuz 2008 Salı gününden itibaren her gün ÇAYKUR Genel Müdürlüğü karşısında yer alan Mesut Yılmaz Parkında, 08:00- 24:00 saatleri arasında oturma eylemi olarak tek başına “Sendikal Haklar, Özgürlük ve Demokrasi Nöbeti “ tutacaktır.
Basınımıza ve kamuoyuna duyurulur.
24.7.2008 ·

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Sn. Kemal KILIÇDAROĞLU, TBMM Başkanlığına, Başbakan Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak cevaplanması talebiyle bir yazılı soru önergesi sundu. Soru önergesinin metni aşağıda yer almaktadır.
ÇAYKUR’da, üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak için sürdürmekte olduğumuz mücadeleye verdikleri destekten ötürü, Sn. Kemal KILIÇDAROĞLU’na ve Cumhuriyet Halk Partisi camiasına TEKGIDA-İŞ Sendikası olarak şükranlarımızı sunarız.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıda yer alan sorularımın Sayon Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla dilerim.
Kemal Kılıçdaroğlu
İstanbul Milletvekili
TEKGIDA-İŞ Sendikasının hazırladığı “ Sn. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup” başlıklı yazı, 18.7.2008 tarihli gazetelerde kamuoyuna duyurulmuştur. Söz konusu yazıda, AKP’li milletvekilleri, AKP’li yerel parti yöneticileri ile ÇAYKUR üst düzey yöneticilerinin , ÇAYKUR işçilerini, TÜRK-İŞ’e bağlı TEKGIDA-İŞ Sendikasından baskıi tehdit ve sindirme yönetemlerini kullanarak istifa ettirereki HAK-İŞ’e bağlı Özgıda-İş Sendikasına üye olmaya zorladığı belirtilmektedir. Daha önce de, orman iş kolunda, siyasi iktidarın baskılarla işçileri sendika değiştirmeye zorladığı kamuoyuna yansımıştı. İşçilerin mesai saatinde, arazözler üzerinde notere sendikasından istifa etmek üzere götürüldüklerine ilişkin görüntüler büyük tepkiyle karşılanmıştı. Bu bağlamda;
1. Son 5 yılda kaç ÇAYKUR işçisi TEKGIDA-Ş’ten istifa ederek, HAK-İŞ’e bağlı Özgıda-İş’e üye olmuştur?
2. TEKGIDA-İŞ Sendikasının işçiler üzerinde baskı kurduğunu iddia ettiği, AKP milletvekilleri, AKP’li yerel yöneticiler ve üst düzey ÇAYKUR yetkilileri kimlerdir?
3. AKP iktidarının kamuda çalışan işçilerin HAK-İŞ Konfederasyonu çatısı altındaki sendikalara üye olmaya zorlanmasına ilişkin bir politikası söz konusumudur? Eğer böyle bir politika söz konusu değil ise , partinizin milletvekilleri ve yerel yöneticileri ile bürokratlar bu cesareti kimden almaktadır?
4. Siyasi iktidarınız döneminde, yandaş sendiakalara üye kazandırmak için başvurulan bu uygulama sendikal özgürlüklerle bağdaşmakta mıdır?
5. ÇAYKUR işçilerine sendika değiştirmeleri için yapılan baskılar konusunda herhangi bir inceleme başlatılması düşünülmekte midir?
24.7.2008 ·
 |
SN. BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP
ÇAY İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (ÇAYKUR) işyerlerinde aylardan beri hukuk ayaklar altına alınıyor.
Anayasal haklar çiğneniyor. Sendika seçme özgürlüğü yok sayılıyor.
ÇAYKUR işçileri, Başkanlığını yaptığınız siyasi partinin çeşitli milletvekilleri, yerel yöneticileri ve ÇAYKUR Genel Müdürü ile bazı yöneticilerinin uyguladığı baskı, tehdit ve sindirme operasyonları ile sendikamızdan istifaya zorlanıyor.
Kurum’un tarihinde bu güne kadar hiç olmayan bir şekilde, baskı ve yıldırmalara ortak olmak istemeyen ÇAYKUR fabrika müdürlerinin görev yerleri değiştiriliyor, sürgüne gönderiliyor; yine sendikasından ayrılmak istemeyen işçilere tehdit mesajları iletiliyor, başka işyerlerine naklediliyor ya da görevlerinin dışında ağır işlere veriliyor.
Sn. Başbakanımız! Doğrudan ya da dolaylı olarak böyle bir girişimin içinde bulunmadığınız, ÇAYKUR işçilerinin TÜRK-İŞ’e bağlı TEKGIDA-İŞ Sendikası’ndan istifa ettirilerek, HAK-İŞ’e bağlı Özgıda-iş’e üye olmaya zorlanması yolunda en küçük bir işaret ya da imada bile bulunmadığınız ve hatta parti yönetim kademelerinin sendikal meselelere asla müdahil olmaması yolunda uyarıda bulunduğunuza dair beyanınız, TÜRK-İŞ olarak sizi makamınızda ziyaret ettiğimizde “Allah’ı şahit tutarak” bizzat tarafımıza yapılmıştır.
Şahsınıza, sözünüze ve temsil ettiğiniz Makam’ın yüceliğine olan saygımız ve güvenimiz nedeniyle, bu güne kadar yaşanan tüm hukuksuzluk ve ihlallerle, sağduyu ve ölçülü bir dirençle mücadele etmeye özen göstermiş bulunuyoruz.
Ama yaşanan olaylar, tarafımıza yaptığınız beyanların tam tersi bir biçimde gelişmiştir ve baskı, sindirme ve hak ihlalleri, giderek dozunu arttıran bir biçimde devam etmektedir.
Bu durumda ortaya iki ihtimal çıkmaktadır:
Sn. Başbakanımız ya beyanlarında samimi değildir (ki biz buna asla inanmak istemiyoruz); ya da AKP içinde yer alan bazı milletvekilleri de dahil, yerel parti yöneticileri ve ÇAYKUR üst düzey yöneticileri, Sn. Başbakanımızın ilke, tutum ve bilgisi dışında, “adını” şahsi çıkar ve beklentilerine alet ederek kullanmakta ve lekelemektedir.
Her iki ihtimalin de vahametine dikkat çekerek, kamuoyuna açık bir şekilde bu son uyarıyı yapmak ihtiyacını hissetmiş bulunuyoruz. Zira geçmişte yaşanan benzeri olayların sonuçları işçilerin sefaletiyle sonuçlanmıştır. Daha da kötüsü, Artvin, Trabzon, Giresun ve Rize çevresi giderek bir toplumsal kamplaşma ve çatışma ortamına sürüklenmektedir.
TEKGIDA-İŞ Sendikası olarak, anayasal düzene ve hukuka sonuna kadar bağlıyız.
Ancak, ne hakkımızın çiğnenmesine, ne de iktidar partisi milletvekili ya da yöneticisi kimliğini kullanarak yandaş veya taraf sendikal yapılanma oluşturma emelleri taşıyan, sendikal özgürlük ihlallerine göz yumarız.
Bu ülkede yaşayan hiç kimsenin anayasal düzen ve hukukun üstünde haklara sahip olmadığını, hukukun bir gün kendilerine de lazım olabileceği gerçeğinin hiç akıllardan çıkarılmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak, ÇAYKUR’da yaşanan kanunsuz, gayrı ahlaki ve çalışma barışını tehdit eden sendikal baskılara bir an evvel son verilmesini talep ediyoruz!
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
|